21 Şubat 2010 Pazar

Allah'ın sıfatları arasındaki çelişkiler 1

Okuyacağınız bu yazı, kendini tanrı sanan bir varlığın, kendine yakıştırdığı sıfat ve durumlar arasındaki çelişkilerden ve paradokslardan sadece bir tanesi üzerine yazılı olan yazılardan sadece biridir.

Okuyacağınız bu yazı, düşmüş olanların, sahte karanlığa sürülmüş beyinlerinin bir nebze olsun içinde bulundukları bataklıktan bir kaç santim daha çıkmasına yardımcı olabilmek için yazılmış olan yazılardan sadece biridir.

Okuyacağınız bu yazı, kısaca yeni beyinlerde ufak kıvılcımlar yaratmak için yazılan yazılardan sadece bir tanesinden başka birşey değildir.

Allah... Hepimiz tanıyoruz az çok. İslamın tanrısı. Dünya üzerinde yaşamış ve yaşamakta olan bir çok dinin tanrıları arasında o da yerini almış bulunmakta. Ve diğer hepsine göre daha çok inanırı olduğu kesin. Tabi hristiyanlığı ve yahudiliğide onun dini olarak sayarsak... Nerdeyse dinleri ile insanlığa hükmediyor ama hükmettiği alan kadar da paradoks'a ve çelişkiye sahip dinleri ve kendi sıfatları.

Bunlardan biri de kuran'da yazdığına göre "kendisinin her dilediğinin gerçekleşmesi" durumu ile "kendisinin asla benzerinin olamayacağı" durumu arasındaki o büyük çelişkidir. Bu yazı, Allah adlı varlığın işte bu 2 sıfatı arasındaki çelişkiye hitaben yazılmıştır. Fazla uzatmadan konuya girelim.

İhlâs suresi, (1-4) ayet:
"O Allah, Bir'dir (Tek'tir).Allah Samed’dir. O, doğurmadı ve doğurulmadı.Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.(olamaz)"

Bu ayetten anlaşıldığına göre Allah'ın eşi, benzeri yoktur ve olamazda. Ayet gayet net. Fakat! Gelin bir de Yasin suresi 82. ayete bakalım:

Bakara Suresi 20.ayet'in son kısmı:
...Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Buradan anlaşılana göre ise, Allah'ın herşeye ama herşeye gücünün yettiği, yapamadığı, edemediği birşeyin olmadığı anlatılıyor.

Yasin Suresi, 82.ayet:
"Bir şeyi dilediği zaman,O’nun emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir."

Buradan da anlaşıldığı gibi, allah ne dilerse, "ol" dediği an dilediği şey hemen gerçekleşiyor. Şimdi, insanın aklına şu soru takılıyor. "Bu durumda, eğer allah kendisinin eşini yaratmayı dilerse ne olur?"

Ahanda zurna zırt dediiii. Ne olacak şimdi. Tabiki sadece 2 sonuç olabilir. Ya yaratabilir ya yaratamaz. Şimdi bu 2 olasılığı bir tartalım.

Diyelim ki Allah diledi ve yarattı, o halde Allah'ın eşinin benzerinin olabileceği, kısacası İhlas suresinde yanlışlık olduğu ortaya çıkar. İyi de herşeyi bilen herşeye gücü yeten bir varlığın kitabında nasıl yanlışlık olur. O halde cevap bu değil.

Geriye tek bir durum kalıyor. Diyelim ki yaratamadı, o zaman da her dilediğinin gerçekleşmediği ve gücünün bu duruma yetmediği, kısacası bu seferde bakara ve yasin suresinde yanlışlık olduğu ortaya çıkar. İyi de herşeyi bilen herşeye gücü yeten bir varlığın kitabında nasıl yanlışlık olur. O halde cevap bu da değil.
Haydaaaa ?!
Her iki durumda da çıkan sonuçlar Allah'ın kendisi ile çelişiyor .E cevap ne o halde? Durun söyleyeyim. Bu sorunun cevabı yok, Çünkü:
Bir varlıkta hem "her dilediğinin gerçekleşmesi" hem de "eşinin benzerinin olamayacak olması" özelliği mantıksal olarak olamaz, olursa işte böyle çelişki yaratır.

İşte kurandaki çelişkilerden, Allah'ın sıfatları arasındaki çelişkilerden biri de budur.

Şimdi sizin biraz aklınız karıştı. Karışmayanlara lafım yok. Ama karışmış olanlar için bu durumu çok daha iyi açıklayan çok şahane bir örneğim var. Bu örneğimi bir soru sorarak başlatıyorum:

"Durdurulamaz bir güç", "asla yerinden kımıldatılamaz bir güç" ile çarpışırsa ne olur?

Şimdi bu soruya ne cevap verirsek verelim, iki güçten birinin özelliğinin yalan olduğu sonucu çıkar. Eğer "kımıltadılamaz olan güç" parçalanırsa o gücün kımıldatılamaz olmadığı ortaya çıkar, eğer parçalanmazsa da bu sefer "durdurulamaz olan güç"ün aslında durdurulabilir olduğu sonucu ortaya çıkar.
E adama sorarlar: "iyi de kardeşim hem diyorsunki durdurulamaz bir güç var, hem de diyorsunki bu güç bir yere çarpınca durdu, e çelişkili konuşuyorsun."
Yada şöyle sorarlar: "iyi de kardeşim hem diyorsun ki kımıldatılamaz bir güç var hem bu güce birşey çarptı ve kımıldadı, e çelişkili konuşuyorsun."

Kısacası her durum da çelişkili. E o halde çarparsa ne olur? Nedir bu sorunun cevabı? Bu sorunun cevabı yok çünkü hem yerinden kımıldatılamaz bir güç hem de durdurulamayan bir güç aynı mekanda veya evrende olamaz.
Neden olamaz onu da açıklayayım, çünkü "kımıldatılamaz bir güç vardır" demek o evrende yada mekanda "durdurulamaz hiç bir güç kalmadı" demektir.
Yada "durdurulamaz bir güç var" demek, o evrende veya mekande "yerinden kımıltadılamaz bir güç kalmadı" demektir.
Yani birinin olduğu yerde diğeri yoktur. "Birini bulduk" demek, "diğerini aştık" demektir.

İşte Allahın hem "her dilediğinin gerçekleşmesi" özelliğinin hem de "eşinin benzerinin olamayacak olması" özelliğinin bir arada olması burdakine benzer bir çelişkidir.

Geldik işin en komik tarafına:
Bu ve benzeri soruları sormanın mantıksız olduğu tezi almış başını gidiyor. Herkesin dilinde.
Buna da bir açıklık getirelim:

Mesela 2 kişi arasındaki bir diyalog ile:

Ömer: Geçen bana araba çarptı ve öldüm, sonra beni çabucak hastahaneye götürüp kurtardılar.
Ali: İyide araba çarptığında madem öldüysen seni nasıl hastahanede kurtartılar. Sen zaten ölmüş olman gerekmiyor mu?

Bu örnekte olduğu gibi ömer mantıksız bir cümle kuruyor, Ali'de bu durumla ilgili bir soru sorarak neden ömerin mantıksız olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Ömer burda bir cevap veremez çünkü anlattığı şey mantıksız.

Ali ise soruyu sorarken mantıklı bir cevap almak için değil bireyin saçmaladığını anlatmaya çalışmak için soruyu soruyor. Yoksa zaten ali de biliyor sorusunun bir cevabı olmadığını !

Evet bizim olayımızda bu. Karşımızda birbiri ile çelişen ve mantıksız olan sıfatlara sahip bir varlık var. Bizde bu varlığa dair sorular sorarak neden sıfatlarının birbiri ile çeliştiğini ve mantıksız olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Varlığın özellikleri mantıksız olduğu ve bahsi geçen olayda da mantıksızlık olduğu için soruya hitaben sorduğumuz soruların mantıksız gelmesi gayet doğal !

Saygılarımla...

3 yorum:

  1. Allah dilemedikçe zaten hiçbişe olmayacağına göre demekki dilemek istememiştir.isteseydi zaten o ayetler öyle inmez ve ben ve eşim diyerek başlardı.:))boşa çelişki arayıp durmuşsun sıfatlarında Yaratanın.eğer bulduğun çelişki buysa daha fazlasını denemelisin.zira bu çok gülünç olmuş...

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. iddianı doğru ve gerçek kılmak için uzun uzun yazmışsın, cümle ve kelimeleri tekrar tekrar kullanarak sıkıcı bir durum göstermişsin. söz konusu iddiayı bir kaç cümleyle de sunabilirdin. inan ki kuran bir bütündür ve bu bütün içerisinde bir ahnek vardır.

    gelelim iddiaya; Allah'ın dilediği her şeye gücü yeter ve o yaratılmamıştır ve yaratılması da söz konusu değildir. evrende canlı-cansız her şey çift olarak yaratılmeşken kendisi Tek olan yeganedir. dolayısıyla kendisini yaratması sözkonusu değildir (bu imkan dahilinde değildir). buna gücü yetmez deyip de dillendirip durmanın hiçbir dayanağı yoktur, olamaz da. o tekdir ve bunun için iman edilmesini ister.

    vesselam.

    YanıtlaSil